Posts

Showing posts from October, 2025

Masalların Önemi

 Masallar, geçmişten günümüze kadar insanların duygu, düşünce ve değerlerini aktardığı en eski sözlü anlatım türlerinden biridir. Her masal, içinde yaşandığı toplumun kültürünü, inançlarını ve ahlaki değerlerini yansıtır. Bu yönüyle masallar, hem bireyin kişisel gelişiminde hem de toplumun kültürel yapısının korunmasında önemli bir rol oynar. Birey açısından masallar, hayal gücünü geliştirir ve düşünme becerisini artırır. Özellikle çocuklar, masallar sayesinde iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğrenir. Masallardaki kahramanlar aracılığıyla cesaret, sabır, dürüstlük gibi değerleri tanır ve bunları kendi yaşamına uygulamaya çalışır. Aynı zamanda masallar, bireyin duygusal dünyasını zenginleştirir ve empati kurma yeteneğini güçlendirir. Bunun yanında masallar, insanlara farklı düşünce biçimleri ve bakış açıları kazandırır. Her masal, bir olayın veya durumun farklı bir yönünü göstererek insanlara olaylara tek bir açıdan değil, çok yönlü bakmayı öğretir. Toplum açısından bakıl...

2 Karadeliğin Birbiri Üzerine Çökmesi Akddeliklerde Ne Yaratır (Matematiksel olarak)

 İki kara deliğin çarpışması. Evrende ciddi anlamda enerji açığa çıkartan olaylardan biridir uzay zamanın dokusu öyle bükülür ki kütleçekim dalgalarıyla bile sarsılır şimdi düşünelim ya bu çöküş o kadar derinleşirse ve hatta uzay zamanın bükülme derecesini bir karadelikten öteye taşırsa ne olur. benim aklımdaki fikir şu: iki kara delik birleştiğinde ortaya çıkan aşırı yoğunluk uzay zamanı bir noktada öyle sıkıştırabilir ki tıpkı bükülmüş bir lastiğin ters yüz edilmesi gibi çekim yönü de tersine çevrilebilir bu durumda ortaya kara deliğin tam zıttı bir şey yani ak delik benzeri bir yapı çıkabilir kara delik maddeyi içine çekerken ak delik onu dışarı iter bu yüzden iki kara deliğin birleşmesinde kısa süreliğine böyle ters çekim etkisi yaşanabilir belki bu uzay zamanın çok küçük bir bölgesinde bile olsa maddenin dışarı fırladığı geçici bir ak delik oluşturabilir. Tabiki bunların hepsi Matematiksel ölçümler ve varsayımlardan ibarettir ama bana soracak olursanız bence ak delikler prensi...
 Ataol Behramoğlu’nun “Gizlice Sevgilim” adlı şiirini şiir dinletisinde seslendirdim. Bu şiiri seçmemin nedeni, duygusal yönü güçlü ama aynı zamanda sade bir anlatıma sahip olmasıydı. Şiiri okurken hem içten hem de kontrollü olmaya çalıştım, çünkü bu şiir bağırarak değil, hissederek okunması gereken bir şiir. Okuma sırasında ses tonumu şiirin duygusuna göre ayarlamaya çalıştım. Özellikle “yüreğimdesin, saklısında içimin” gibi dizelerde sesimi biraz yumuşattım ve duyguyu daha içten vermeye uğraştım. Ama kendimi eleştirecek olursam, şiirin bazı bölümlerinde heyecanlandım. Bu yüzden nefesimi doğru ayarlayamadığım yerler oldu. Bazı kelimeleri vurgulama yapmak için abartı şekilde yavaş okudum bu yüzden sahne heyecanı ile sözleri bazen kağıttan yardım alarak okudum buna rağmen şiiri okumak bana büyük bir deneyim kazandırdı. Sahnede durmak, gözlerin bana çevrili olduğunu hissetmek ve bir duyguyu başkalarına aktarmaya çalışmak, hem cesaretimi hem de ifade gücümü artırdı.  

Neden Gizlice Sevgilim Şiiri?

Ataol Behramoğlu’nun Gizlice Sevgilim şiiri beni çok etkiledi çünkü şiirde özlem çok sade ama güçlü anlatılmış. Şair, sevgisini gizleyen ama içinde büyük bir özlem taşıyan birini anlatıyor. Bu bana bazen duyguların sessizliğinde bile ne kadar çok şey gizli olabileceğini düşündürdü. Şiirin dili kolay ama anlamı derin.Bu şiiri seçtim çünkü sadece bir aşkı değil, insanın içindeki duyguları anlatıyor yani şiir aşk temasında çok özlem temsına ait gibi aynı zamanda bunu gizli kalmış duygular üzerinden anlatmasıda çokça hoşuma gitti. Ayrıca Ataol Behramoğlu’nun Gizlice Sevgilim şiiri bana göre özlemin en sade ama en etkili hâlini anlatıyor. Gerçekleşememiş bir duygu durumunun insanda yarattığı özlemi ve bununla birlikte gelen boşluğu şiirde fazlaca hissediyoruz Şaişr şiirde betimlemelerden de faydalanmış bu durumu izah etmek için örneğin 'Rüyalar bile geceleri bekler gizlice görünmek için yüreğimdesin içimin saklısında' bölumu benı derinden etkiledi. Yani kısaca bu şiiri seçmem Ö...

Neşet Ertaşın 'Gönül Dağı' Türküsü

Bugün Neşet Ertaş’ın “Gönül Dağı” türküsünü dinledim. Türkünün ahenk özelliklerine baktığımda, düzenli ölçüsü ve tekrar eden ezgisi dikkat çekiyor. Sazın tınısı ile sözler uyum içinde ilerliyor. Bu uyum türkünün akıcı ve kolay dinlenir olmasını sağlıyor. İçerik açısından ise türküde sevda ve özlem temaları işlenmiş. Halkın gündelik yaşamından, duygularından izler görmek mümkün. Sade bir dil kullanılmış ve bu sayede mesaj doğrudan anlaşılabiliyor. Bana hissettirdiği şey ise, daha çok sakinlik oldu. Türkü, sözleri ve ezgisiyle insanı düşünmeye yöneltiyor. Ayrıca halk müziğinin en önemli özelliklerinden biri olan samimiyeti de hissettiriyor. Neşet Ertaş’ın yorumuyla birleşince türkü, sadece bir müzik eseri olmaktan çıkıp kültürel bir aktarım aracına dönüşüyor. Dinleyen kişiye hem geçmişten bir ses taşıyor hem de bugüne hitap etmeyi başarıyor.