Zaman okadar hızlı akıyorki keşkelere ayıracak vaktimiz yok; Zaman akıp giderken, biz ona yetişmeye çalışırız. Bir an elimizde tuttuğumuzu sandığımız şey, bir bakmışız ki çoktan geçmiş oluver miş. Zamanın hızını tartışanlar, onun bir illüzyon olduğuna inananlar ya da onu ölçüp biçmeye çalışanlar var. Ancak zaman ne olursa olsun, onun içinde yaşamak zorundayız.

Bazen geçmişin gölgesi üzerimize düşer. "Keşkelerle dolu bir düşün dünyasına hapsoluruz. Geçmişin ağırlığı, bugünü yaşamamızı zorlaştırır. Oysa geçmiş, bize öğrettikleriyle var olmalı, zincirlerimiz olmamalı. Geçmişin pişmanlıklarını, hatıralarını ve güzelliklerini alıp yolumuza devam etmeliyiz.

Gelecek ise, her zaman bir bilinmez olarak karşımızda durur. Planlar yaparız, hayaller kurarız ama onun şekillenme biçimi hiçbir zaman tam olarak elimizde değildir. Bazen bir rüzgar esintisi gibi yön değiştirir, bazen de tam hayal ettiğimiz gibi gerçekleşir. Ama ne geçmişe hapsolmak ne de geleceğin belirsizliğinde kaybolmak bizi mutlu eder. Mutluluk, anı yaşamaktan gelir.

Şu anı fark etmek, küçük detaylara dikkat etmek, gökyüzünün rengini izlemek, bir dostun gülümsemesine karşılık vermek… Tüm bunlar zamanın içindeki en değerli hazinelerdir. Zaman, her geçen saniye ilerlerken bizden bir şeyler götürüyor gibi görünse de aslında bize deneyim bilgi ve duygular kazandırır. Onunla savaşmak yerine, onunla birlikte akmayı öğrenmek gerek

Ve buzüdende 1 kaç ay önce bir öğretmenimin hazırlamış olduğu videodaki gib keşke değil birdahaki sefere sözünüde buraya not düşmek istedim.

Comments

Popular posts from this blog

Boyut Kavramı Üzerine

Masalların Önemi

Curie Noktası Nedir?