Dil Düşünceyi Sınırlar mı? (Wittgenstein’ın Yaklaşımı) Ve Benim Yaklaşımım

Dil ile düşünce arasındaki bağ, Wittgensteinın çalışmalarında temel bir konudur. Ona göre dil yalnızca iletişim kurmamızı sağlayan bir araç değildir; düşüncenin oluştuğu zemin de dildir. Bu yüzden dilde ifade edemediğimiz bir şeyi zihinde tam olarak şekillendirmek güçtür.   Witgenstein, dilin mantıksal bir yapısı olduğunu ve dünyanın bu yapıyla temsil edildiğini söyler. Bir cümle kurduğumuzda, aslında dünyayı belirli bir düzen içinde resmederiz; bu resmin sınırları da dilin izin verdiği kadardır. Bu nedenle dilimizin sınırları dünyamızın sınırlarıdır ifadesi düşüncenin ifade edilebilirlikle bağlantıli olduğunu anlatır.

Daha sonraki döneminde dil oyunları kavramını ortaya koyar. Bu yaklaşımda bir kelimenin anlamı, onun nasıl kullanıldığıyla belirlenir. Dil günlük hayatın içindeki pratiklerde gelişir ve anlam bu pratiklerle birlikte ortaya çıkar. Bu yüzden bir toplumda kullanılmayan, karşılığı olmayan bir kavram o toplumun düşünce dünyasında yer bulamaz. Bir çocuğun, adını bilmediği bir duyguyu tarif etmekte zorlanması buna basit bir örnektir.

 

Benim Yaklaşımım

Dilin düşünce üzerindeki etkisi yadırganamaz ancak düşüncenin bütünüyle dile iyükleyemeyeceği de açıktır. Dil, düşünceyi biçimlendiren ve onu belirli bir düzene oturtan bir araçtır, fakat zihinsel süreçler çoğu zaman kelimelerden önce doğar. İnsan belli duyguları, sezgileri ya da henüz kavramsal bir karşılığı olmayan fikirleri, onlara bir  isimvermeden de deneyimleyebilir. Dil bu tür içeriği berraklaştırır, sınırlarını belirler, hatta devam ettirir; fakat başlangıç aşamasını tek başına oluşturmaz. Bu nedenle dil düşüncenin alanını daraltan bir engel değil, düşüncenin görünür hâle gelmesini sağlayan bir çerçevedir. Yine de dilin zenginleşmesi, düşüncenin derinliğini ve çeşitliliğini artırdığı için, dil ile düşünce arasında karşılıklı bir gelişim süreci bulunduğu söylenebilir; biri genişledikçe diğeri de daha kapsamlı bir hal alır.


Comments

Popular posts from this blog

Boyut Kavramı Üzerine

Masalların Önemi

Curie Noktası Nedir?