Okullardaki Fizik Müfredatı Neden (Gerçek Fizik)Gibi Hissettirmiyor?
Ukalalık etmek istemem tabii ancak burada demek istediğim şey, fiziğin sadece formül, cebir ve gerçeklikten kopuk, soğuk bir ders gibi öğretilmesi hâlidir. Okullarda anlatılan fizik, çoğu öğrenci için “gerçek fizik” hissi vermez. Bunun temel nedeni, müfredatın büyük ölçüde formül ezberine dayanmasıdır. Fizik, doğayı anlamaya çalışan bir bilimdir. Ama okulda çoğu zaman doğayı değil, sadece sembolleri öğreniriz. Neden böyle olduğu anlatılmadan sonuçlar verilir. Bu da fiziği düşünsel bir keşif alanı olmaktan çıkarıp kuru bir ders hâline getirir.
Bir diğer sorun, müfredatın merak duygusunu beslememesidir. Gerçek fizikte sorular çok önemlidir: “Neden böyle?”, “Başka türlü olabilir mi?”, “Bu sınırda ne olur?” Okul fiziğinde ise bu sorular genellikle sorulmaz. Çünkü sınav sistemi hızlı ve tek doğru cevaplı düşünmeyi zorlar. Oysa fizik, çoğu zaman belirsizliklerle ve tartışmalarla ilerler. Bu fark öğrenciye hissettirilmediği için fizik sıkıcı görünür.
Ayrıca modern fiziğe neredeyse hiç yer verilmez. Kuantum, görelilik, kozmoloji gibi konular ya çok yüzeysel geçilir ya da tamamen dışarıda bırakılır. Oysa bu alanlar fiziğin en heyecan verici kısımlarıdır. Öğrenci, fiziği hâlâ yüz yıl öncesinde kalmış bir bilim sanabilir. Bu da “fizik artık bitti” gibi yanlış bir algı oluşturur.
Son olarak, fizik hayattan kopuk anlatılır. Günlük yaşamla bağ kurulmadığında bilgiler havada kalır. Bir formülün nereden geldiğini, neyi açıkladığını ve nerede işe yaradığını bilmeyen öğrenci doğal olarak dersten soğur. Gerçek fizik, merak, sorgulama ve hayret duygusu uyandırır. Okul müfredatı ise çoğu zaman bunları bastırır.
Fizik sıkıcı değildir. Onu sıkıcı gösteren anlatım biçimidir. Müfredat, fiziği bir keşif yolculuğu gibi sunmadıkça bu sorun devam edecektir.
Comments
Post a Comment